Böcü

Tatyana Tolstaya'nın apokaliptik romanı Böcü, Eyüp Karakuş'un Rusça aslından çevirisiyle, çok yakında, Prospero Kitaplığı'nın sıradaki kitabı olacak.

Şimdiden iyi okumalar dileriz.

 

    KİTAPTAN ALINTI

    Sen ey Kitap, ışığım benim, bir tanem, güzel sözlüm, tatlı dilim, hayallerim, bana vaatlerde bulunan, uzak diyarların haykırışı.

    Ah o sanrı, nazik ve tesadüfî sanrı,
    Gene duyuyorum o eski çağrıları,
    O efsunlu, o büyülü güzelliğinle
    El sallıyorsun ırak kıyılardan1

    Sen ey Kitap! Bir tek sen varsın ki aldatmazsın, vurmazsın, kalp kırmaz ve de terk edip  gitmezsin! Sessizsin ama gülersin, bağırırsın, şarkı söylersin; mülayimsin ama şaşırtırsın, tahrik edersin, büyülersin; küçüksün ama içinde sayısız insan var; bir avuç harfsin, o kadar, ama istersen kafa bulandırırsın, akıl şaşırtırsın, evirip çevirip bir avuç toprak atarsın gözlere, gözyaşları sel olur, nefesler tutulur, koskoca ruh, her şeyiyle bir bez gibi rüzgârda sallanır o yana bu yana, dalgalar gibi kabarır, kanatlanır uçar! Bir de ne duygular kaynar göğsünde ağzı var dili yok, yumruklar durur çıkmak için dışarı: Boğuluyorum içerde, bırak çıkayım! Nasıl çıkarırsın ki o çıplak, o pütür pütür haliyle o duyguları dışarı? … Hangi  sözcükleri giydireceksin? Bizim sözümüz yok, yetmez, bilmiyoruz yettiğince! Tıpkı vahşi bir hayvan gibi, ya da körkarga veya denizkızı misali; söz bilmezler, hık der oturup kalırlar. Ama
    bir açarsın kitabı, işte, oradadır o sözcükler, şaşırtıcıdırlar, uçucudurlar:

    O şehir! O rüzgâr! O kar fırtınaları!
    Ah o bin bir parçaya bölünmüş gök mavileri!
    Buradayım! Masumum! Sizinleyim!
    Sizinleyim!

    1 Natalya Krandiyevskaya’nın bir şiirinden. –ç.n.