Bir Rus "modern klasik"i

ilk kez Türkçede.

Büyük Rus edebiyatının en özgün seslerinden biri, yakında, ilk kez Türkçede.

Jaguar okurlarının beğeneceklerini düşündüğümüz bu büyük yazarın ilk kitabını yayıma hazırlamanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz.

    KİTAPTAN ALINTI

    Etrafımdakilere nasıl bir hayret ifadesiyle baktığımı tasavvur edebiliyorsundur. Nasıl yaşayabiliyorlar? Bir ucundan ölüme sallanan bu zincire bağlı olmadan, nasıl oluyor da düşmüyorlar? Onları tutan ne?

    En kadim gerecin mürekkep olduğu benim için artık çok açık.

    Tüm zamanların ve halkların belagat ustaları yazının ölmeyeceğini söyleyip durdular, ben de onlara inandım; eninde sonunda ölüler, diriler ve henüz doğmamışlar için yegâne araçtı yazı.

    Sözcüklerimin tıpkı bugünkü, tıpkı bu ankiler gibi büyükannemin gömülü olduğu mezarlıktaki çukuru boylayacağına iyiden iyiye ikna etmiştim kendimi, tam da bu yüzden yazılı olanların en önemli, en değerli parçam olduklarına inandım.

    Sözcüklerin artık ben bu dünyada değilken benim vücudum olacaklarına inandım.

    Belki de saçma olan sözcükleri bu kadar sevmek. Çılgınlık derecesinde seviyorum onları. Onlarsa arkamdan kaş göz işareti yapıyorlardı.

    Benimle dalga geçiyorlardı!

    Sırtımı sözcüklere dayadığım oranda, sözcüklerle bir şeyleri anlatmada ne kadar güçsüz kaldığımı daha açık görüyorum. Daha doğrusu, sözcükler kendime ait bir şeyleri yaratmamı sağlayabilirler ama kendini de sözcüklerle öremezsin ki. Sözcükler yalancı. Yüzmek için izin istiyorlar senden, sonra da gizlice yelkenleri şişirip çekip gidiyorlar, kıyıda tek başına kalakalıyorsun.

    En önemlisi de, gerçeğin hiçbir sözcüğün içinde rahat edememesi. Gerçek, insana dilini yutturur. Şu hayatta yaşanan dişe dokunur şeylerin hiçbiri bir sözcüğün içine sığmaz.

    Bugüne kadar başından geçenlerin sözcüklerle anlatılabileceği fikrine kapılırsan, bil ki başından hiçbir şey geçmemiş.