Kâğıt Ev

Carlos María Domínguez

Bazı insanlar kitap okumaz, bazıları okur ve kimileriyse okumakla kalmayıp onlarla birlikte yaşar.

Kâğıt Ev, işte bu kitap tutkunlarından Carlos Brauer’in ve onun -bir edebiyat profesörü olan- Bruma Lennon’la olan gizemli ilişkisinin, bu ilişkinin gün yüzüne çıkmasına neden olan bir Joseph Conrad cildinin, kitap ve okuma aşkıyla dolu yaşamların hikâyesi...

Arjantinli yazar Carlos María Domínguez’in, yayımlandığı her ülkede büyük ilgi uyandıran novellasını Seda Ersavcı İspanyolca aslından çevirdi.

Peter Sís’in çizimleri ve Cem Ersavcı’nın kapak fotoğrafıyla, kalın ciltlerin arasında saklanacak bir mücevher...

Kitap Üzerine Yazılar

Hayati Roman, Bir Virüs Olarak Kitap, SabitFikir.

Çağlayan Çevik, "Kâğıt Ev", birparagraf.com

Cem Tunçer, "Bir gün bir kitap okudum ve...", Cumhuriyet Kitap.

Ömer Ayhan, İnsanlar Kitapların Kaderini Değiştirir, Kitap Zamanı

Yankı Enki, Tuğla Yerine Kitap, Remzi Kitap.

Asuman Kafaoğlu Büke, Kitap Başa Beladır, Radikal Kitap

N. Zeynep Yürük, Gölge Hattı'ndaki Kâğıt Ev, SanatAtak.

Esra Yalazan, "Kitapların Kaderiyle Bağlanan Hayatlar ve 'Kâğıt Ev', T24

    KİTAPTAN ALINTI

    BİR

    1998 ilkbaharında Bluma Lennon, Soho’daki bir kitapçıdan Emily Dickinson’ın Şiirler’inin eski bir baskısını aldı ve ilk köşe başında, tam da ikinci şiiri okumaya başladığında bir arabanın altında kaldı.

    Kitaplar insanların kaderlerini değiştirir. Kimileri Malezya Kaplanı’nı okuyup uzak diyarlardaki üniversitelerde edebiyat profesörü oldu. Siddhartha binlerce gencin Hinduizm’e merak salmasını sağladı, Hemingway onları sporcu yaptı, Dumas binlerce kadının hayatını alt üst ettiyse de, yemek kitapları sayesinde intihardan kurtulanların sayısı hiç de az değildi. Ne var ki Bluma kitap kurbanlarından biri oldu.

    Ama tek kurban o değildi. Antik Diller profesörü yaşlı Leonard Wood kütüphanesindeki raftan kafasına düşen beş ciltlik Britannica Ansiklopedisi ile felç oldu; arkadaşım Richard, William Faulkner’ın raftaki Abşalom, Abşalom!’una ulaşmaya çalışırken merdivenden düşüp bacağını kırdı. Buenos Aires’ten başka bir arkadaş bir halk kütüphanesinin bodrum katındaki arşivleri incelerken tüberküloza yakalandı. Öfke nöbetine tutulup Karamazov Kardeşler’in sayfalarını mideye indirdikten sonra hazımsızlıktan ölen bir Şili terrier’i de biliyorum ayrıca.

    Büyükannem ne zaman yatakta kitap okuduğumu görse bana, “Bırak şunu, kitaplar tehlikedir,” derdi. Yıllarca bunu
    onun cehaletine verdim, ama zaman Alman büyükannemin bilgeliğini kanıtladı.