Kazanacaksınız ama inandıramayacaksınız

Irk Şenliği’nin yapıldığı 12 Ekim 1936 günü, Salamanca Üniversitesinin konferans salonunda büyük bir tören düzenlenir. Salamanca Piskoposu Dr. Plá y Daniel’in de hazır bulunduğu törenin konukları arasında Franco’nun karısı ve General Millán Astray da vardır. Törene, Salamanca Üniversitesi Rektörü Miguel…


Keith Ridgway: "Bir kitap yazarken kalbimi kırmıyorsam bir şeyleri yanlış yaptığımı anlarım."

Hawthorn ile Child’ın yazarı Keith Ridgway’in 2012’de The NewYorker’da yayımlanan yazısı Everything is Fiction, sadece “tuhaf kitapların tuhaf yazarının edebiyat anlayışı”na ışık tuttuğu için değil, kurgu ve hayat arasındaki ilişkiye dair görüşleriyle de büyük beğeni toplamıştı. Ridgway, İTEF kapsamında 8-15 Mayıs tarihleri…


Eco'dan İki Metin (Türkçede İlk Kez)

YAZAR VE OKUYUCU Sadece kendileri için yazdıklarını söyleyenler.  Bunu diyenlere itimat etmeyin. Sahtekâr, yalancı ve narsisttir onlar. Kendiniz için yazdığınız tek bir şey vardır: Alışveriş listesi. Almanız gereken şeyleri hatırlamanıza yardım eder ve alışverişi yaptıktan sonra artık yırtıp atabilirsiniz, çünkü artık kimsenin…


Raymond Carver'dan Balzac'a Bir Şiir (Türkçede ilk kez)

BALZAC Balzac’ı düşünüyorum, başında takkesi Yazı masasında harcadığı otuz saatten sonra Yüzünden dağılıyor sis, kaşıdıkça orasını burasını Kıllı bacaklarına yapışıyor geceliği Açık pencerenin orada oyalanıyor. Dışarıda, bulvarda Bıyıklarını ve kravatlarını düzelten Tombul, beyaz elleriyle alacaklılar, Chateaubriand’ı düşleyen genç hanımlar Ve…


Nihat Sîris'ten Bir Öykü

Sessizlik ve Gürültü'nün yazarı Nihad Sîris'in IAN Edebiyat'ın haziran sayısı için özel olarak yazdığı "Ayakkabılar ve Siyaset", Suriyeli yazarın siyasi düzen eleştirisini "trajik son"larla taçlandırmada ne kadar başarılı olduğunu tekrar gösteriyor.   Ayakkabılar ve Siyaset Hüsnü Bey o gece uyuyamadı. Hâlbuki…


Çiçeklerin Lisanı

Ahmet Rasim, son yazılarından sayılabilecek ve Latin harflerine daha önce hiç aktarılmamış "Çiçeklerin Lisanı" adlı yazısında, sadece çiçeklerin halk arasındaki anlamlarını vermekle kalmaz, o kendisine has Türkçesi ve şen şakrak anlatımıyla deyim yerindeyse kur yapmanın inceliklerini, çiçeği koklamanın adabını -"raconunu"…


Kandinski ve Köylüler

Kandinski, acılı onca yıldan sonra -bir yavrusu yeterli beslenememekten ölmüştür Kandinski’nin- ünlü bir ressam olarak ülkesine döner ve Moskova’da bir sergi açar. Açılış günü sadece üst düzey politikacılar, sanatçılar, bürokratlar alınır sergiye. Böyle olmasını sanatçı değil sergiyi düzenleyenler istemiştir. Garsonlar…


Pekâlâ, şimdi sana bilmediğin bir şey anlatayım.

Önümüzdeki yıl yayımlayacağımız bir kitaptan kısa bir alıntı: "-Siz beyazlar, asıl siz ne konuştuğunuzu bilmiyorsunuz. Pekâlâ, şimdi sana bilmediğin bir şey anlatayım. Böylece ona, zamanın ötesindeki zamanın geçmişini anlattım. Başlangıçta, dünyada sadece insanlar vardı. Ne bir ağaç ne bir hayvan…


Ölü Canlar'dan "okuma üzerine" bir alıntı

"Uşak Petruşka... Pek konuşkan bir adam değildi. Sessiz sedasızdı. Kültüre, yani kitap okumaya karşı soylu bir ilgi duyardı. Bu kitapların içinde de ne olup bittiğine pek kulak asmazdı. Okuduğu şey bir sevdalının serüvenleri olmuş, bir alfabe ya da dua kitabı…


Cengiz Çevik'le Söyleşi

Seneca önemli bir düşünür. Doğa Araştırmaları ise onun önemli yapıtlarından biri. Bir Latin klasiğinin, hatta bir “temel kitap”ın ancak 2014’te Türkçeye çevrilmiş olmasını neye bağlıyorsunuz? Neler kaybettik, neler kazanacağız? Sorunu sadece Eskiçağ metinlerine olan ilgisizlikle ya da bilinçsizlikten kaynaklanan özensiz…


Jessica Smith, Manifesto

1.Şiir bir topolojik uzaydır.     1.1 Şiir bir topolojik uzayda konumlanmıştır.       1.1.1 Kâğıdın “boş” alanı “boş” değildir.         1.1.1.1 Değişkendir; hareketlidir. Kelimeler tek bir yerdeyken başka bir yere kayabilir.         1.1.1.2 Geçirgen ve oynaktır. Kelimeler kâğıttaki fay ve çatlaklardan içeri düşebilir.         1.1.1.3 Süngersidir.…


César Vallejo'dan Bir Şiir

SAATLERİN ZORBALIĞI Hepsi öldü. Köyde ucuz ekmek pişiren, kısık sesli Antonia kadın öldü. Delikanlıların, genç kızların selam vermesinden hoşlanan ve hiç kimseyi ayırmadan “Günaydın Jose, günaydın Maria,” diyerek herkese selam veren rahip Santiago öldü. O sarışın genç kadın, geride bıraktığı…