Arı Kovanı

Camilo José Cela

Nobel ödüllü Camilo José Cela'nın başyapıtı Arı Kovanı (la colmena), Gökhan Aksay'ın İspanyolcadan çevirisiyle...

Fotoğraf: Arı Kovanı, 1982 yılında Mario Camus tarafından sinemaya aktarılmış ve yazarı José Cela filmde kısa bir rol almıştır.

Arka kapak: “Bayan Rosa, heybetli kalçasıyla müşterilere çarpa çarpa, kafedeki masaların arasında koşuşturur durur. ‘Lanet olası! Tövbeler olsun!’ diye sıkça mırıldanır. Onun dünyası kafeden ibarettir; evrenin geri kalanı ise kafenin çevresidir.”

Bayan Rosa’nın evreninin dışında yer alan kadınlar ve erkekler, birer ikişer onun dünyasına girerler: Dertli kadınlar ve dertli erkekler, birbirleriyle ve birbirlerinden konuşurlar orada. Kendileriyle birlikte acılarını, umutlarını, aşklarını ve her birinin bağlı olduğu hayatları da getirirler. Arı Kovanı onların dünyalarıyla dolar. Böylece Bayan Rosa’nın Madrid’deki kafesi sadece onun için değil, üç yüzden fazla karakter -ve bu romanın okuru- için “bir dünya”dan ibaret olur.

Ülkesinde “İspanyolcanın Cervantes’ten sonraki en önemli yazarı” olarak görülen Nobel ödüllü Camilo José Cela’nın kendisine has grotesk realizminin en yetkin örneği Arı Kovanı, Gökhan Aksay’ın İspanyolca aslından çevirisiyle…

 

KİTAPTAN ALINTI

Boyuna insanın yüreğine saplanan bir keder, dolanır durur havada. Hiç kimse iyice anlayamaz ne olup bittiğini; yürekse sızlamaz, buna saatlerce, hatta ömür boyu katlanabilir.

Ağarık, kısa sakallı bir bey, dizine oturttuğu esmerce oğlan çocuğuna, sütlü kahveye batırdığı çörek parçalarını yedirmektedir. Adı Trinidad García Sobrino'dur; tefecidir. Hercai olduğu, karman çorman bir hayat sürdüğü ilk gençlik dönemi hayli çalkantılı geçmiştir Bay Trinidad'ın. Ama babası ölünce, "Bundan böyle aklını başına toplamalısın Trinidad; yoksa papazı bulursun," demiştir kendi kendine; bütün çabasını iş hayatına hasretmiş, düzenini kurmuş ve sonunda zengin olmuştur. Hayatı boyunca milletvekili olmayı hayal etmiştir; yirmi beş milyonun içinden sıyrılıp beş yüz kişinin arasına girmek hiç de yabana atılacak bir şey değildir. Yıllarca, belki milletvekili olmasına faydası olur diye, Gil Robles'in[1] partisindeki üçüncü sınıf insanlarla düşüp kalkmıştır. Nereden seçileceği önemli değildir onun için; tercih ettiği bir bölge yoktur. Verdiği ziyafetler ve yaptığı propaganda çalışmaları için kesenin ağzını açar. Onu pohpohlayıp dururlar. Ama sonunda hiçbir yerden aday göstermedikleri gibi, şefin sohbet toplantılarına bile çağırmazlar. Zor bir dönem geçirir Bay Trinidad; ağır bir bunalıma girer; sonunda Lerroux’çu[2] olur. Tam Radikal Parti'deki konumu iyileştiğinde, savaş çıkagelir. Bu ise, pek parlak olmayan ve pek uzun sürmeyen siyasal hayatının sonu olur. Alejandro'nun o unutulmaz günde halk davası olarak nitelendirdiği şeyden uzak durmaktadır şimdi. O kârlı işe, faizle borç vermeye hasretmiştir bütün çabasını; geçmişten hiç söz edilmemesi, huzurunun kaçırılmaması dışında bir beklentisi yoktur artık.

Öğleden sonraları torunuyla birlikte Bayan Rosa'nın kafesine gelir, çocuk için yiyecek bir şeyler söyler, müzik dinleyerek, gazete okuyarak, kimseye bulaşmadan sessizce oturur.

 

Masaya yaslanır ve gülümser Bayan Rosa.

- Ne var ne yok, Elvira'cığım?

- Ne olsun, bildiğiniz gibi Bayan Rosa.

Solgun yanağı, kızarmış ince gözkapaklarıyla, sigarasından derin bir nefes çeker, başını hafifçe yana eğer Bayan Elvira.

- O mesele halloldu mu?

- Hangi mesele?

- Hani şu...

- Hayır. Sonu kötü oldu. Benimle üç gün geçirdi; sonra bir şişe saç losyonu armağan etti bana.

Bayan Elvira gülümser; Bayan Rosa, kederlenerek kısar gözlerini.

- Ne vicdansız insanlar var!

- Boş verin! Üzerinde durmaya değmez.

Bayan Rosa iyice yaklaşır ona, neredeyse fısıldayarak sorar:

- Neden Bay Pablo ile barışmayı denemiyorsunuz?

- İstemediğim için. Benim bir gururum var Bayan Rosa.

- Tövbeler olsun! Herkesin gururu var. Bilirsiniz Elvira'cığım, daima sizin iyiliğinizi isterim; Bay Pablo ile birbirinize yakıştığınızı düşünüyorum.

- Ben aynı kanıda değilim. Çok müşkülpesent biri. Ayrıca fazla duygusal. Sonunda tiksinmeye başlamıştım ondan. Başka ne yapabilirim ki? İçimi kaldırıyor.

Öğüt verirken kullandığı, o ikna edici, tatlı sesini takınır Bayan Rosa.

- Biraz daha sabırlı olmalısınız Elvira'cığım. Hâlâ çok gençsiniz.

- Öyle mi dersiniz?

Masanın altına doğru tükürür, sonra eldiveninin tersiyle ağzını siler Bayan Elvira.

[1] José María Gil Robles, 1931'de bir siyasi parti (Acción Popular) kurmuş, sağcı partileri bir araya getirerek oluşturduğu CEDA ile 1933 seçimlerini kazanmış, 1936'da meşru cumhuriyet hükümetine karşı Franco'nun başlattığı isyanı desteklemişti. (ç.n.)

[2] Alejandro Lerroux (1864-1949): Radikal Parti'nin kurucusu. Merkez sağ hükümetler döneminde dört kez başbakanlık yapmış; karıştığı rüşvet skandalının ardından 1936 seçimlerinde bozguna uğrayarak Portekiz'e gitmiştir. (ç.n.)