Arı Kovanı

Camilo José Cela

"Bayan Rosa, heybetli kalçasıyla müşterilere çarpa çarpa, kafedeki masaların arasında koşuşturur durur. 'Lanet olası! Tövbeler olsun!' diye sıkça mırıldanır. Onun dünyası kafeden ibarettir; evrenin geri kalanı ise kafenin çevresidir."

Bayan Rosa'nın evreninin dışında yer alan kadınlar ve erkekler, birer ikişer onun dünyasına girerler: Dertli kadınlar ve dertli erkekler, birbirleriyle ve birbirlerinden konuşurlar orada. Kendileriyle birlikte acılarını, umutlarını, aşklarını ve her birinin bağlı olduğu hayatları da getirirler. Arı Kovanı onların dünyalarıyla dolar. Böylece Bayan Rosa'nın Madrid'deki kafesi sadece onun için değil, üç yüzden fazla karakter -ve bu romanın okuru- için "bir dünya"dan ibaret olur.

Ülkesinde "İspanyolcanın Cervantes'ten sonraki en önemli yazarı" olarak görülen Nobel ödüllü Camilo José Cela'nın kendisine has grotesk realizminin en yetkin örneği Arı Kovanı, Gökhan Aksay'ın İspanyolca aslından çevirisiyle...

 

Kapak tasarım: David Drummond

 

KİTAPTAN ALINTI

Boyuna insanın yüreğine saplanan bir keder dolanır durur havada. Hiç kimse iyice anlayamaz ne olup bittiğini; yürekse sızlamaz, buna saatlerce, hatta ömür boyu katlanabilir.

Ağarık, kısa sakallı bir bey, dizine oturttuğu esmerce oğlan çocuğuna sütlü kahveye batırdığı çörek parçalarını yedirmektedir. Adı Trinidad García Sobrino’dur; tefecidir. Hercai olduğu, karman çorman bir hayat sürdüğü ilk gençlik dönemi hayli çalkantılı geçmiştir Bay Trinidad’ın. Ama babası ölünce, “Bundan böyle aklını başına toplamalısın Trinidad; yoksa papazı bulursun,” demiştir kendi kendine; bütün çabasını iş hayatına hasretmiş, düzenini kurmuş ve sonunda zengin olmuştur. Hayatı boyunca milletvekili olmayı hayal etmiştir; yirmi beş milyonun içinden sıyrılıp beş yüz kişinin arasına girmek hiç de yabana atılacak bir şey değildir. Yıllarca, belki milletvekili olmasına faydası olur diye, Gil Robles’in* partisindeki üçüncü sınıf insanlarla düşüp kalkmıştır. Nereden seçileceği önemli değildir onun için, tercih ettiği bir bölge yoktur. Verdiği ziyafetler ve yaptığı propaganda çalışmaları için kesenin ağzını açar. Onu pohpohlayıp dururlar. Ama sonunda hiçbir yerden aday göstermedikleri gibi, şefin sohbet toplantılarına bile çağırmazlar. Zor bir dönem geçirir Bay Trinidad; ağır bir bunalıma girer; sonunda Lerroux’çu** olur. Tam Radikal Parti’deki konumu iyileştiğinde savaş çıkagelir. Bu ise, pek parlak olmayan ve pek uzun sürmeyen siyasal hayatının sonu olur. Alejandro’nun o unutulmaz günde halk davası olarak nitelendirdiği şeyden uzak durmaktadır şimdi. O kârlı işe, faizle borç vermeye hasretmiştir bütün çabasını; geçmişten hiç söz edilmemesi, huzurunun kaçırılmaması dışında bir beklentisi yoktur artık.