Aklın, vicdanın ve mankurtlaşmanın anlaşılması için…
Kolakowski felsefe tarihine çiçek dürbününden bakıyor.
Yu Hua, ilk kez Türkçede.
Hızlandıkça Azalıyorum’un yazarından: 33
Sıra dışı yönetmen Herzog’dan Buzda Yürüyüş

Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir

Yenal Bilgici

Norveçli genç yazar Kjersti Skomsvold, Cemal Süreya’dan haberdar mıdır? Hiç değilse tek bir şiirinden? Çünkü “8.10 Vapuru”ndan sadece iki dize, yazarın kendi memleketinde üç sene önce yayımlanan ilk kitabı Hızlandıkça Azalıyorum’u tarif etmeye yetiyor: “Sesinde ne var biliyor musun / söyleyemediğin sözcükler var.” Skomsvold, tam da bunu; bir yaşam boyu söylenmemiş, bir gün dillendirilir umuduyla üst üste yığılmış ve nihayet terk edilmiş sözcüklerin romanını yazmış. Sözcüklerin sahibi, artık yolun sonuna geldiğini düşünen yaşlı bir kadın, Mathea Martinsen. Bir novelladan biraz daha uzun (ve fena halde yoğun) 130 sayfa boyunca, son bir gayret düşüncelerini toplayan, derdini -bazen kendine bile itiraf etmeden- bize anlatmaya çalışan Mathea’yı dinliyoruz. Daha fazla ilerlemeden evvel, izninizle, kişisel bir not düşeyim. Eleştiri yazılarında, hikâyelerin detaylarının uzun uzun anlatılmasını doğru bulmuyorum. Okurun fazladan bir zihinsel hazırlık yapmasına, hikayeyi daha okumaya başlamadan kanıksamasına yol açıyor. Bu yüzden kestirmeden gideceğim: Olaylar Norveç’te geçiyor. Kahramanımız, bildiğiniz gibi, yaşlı bir kadın (kaldı ki bunu dahi söylemek istemezdim, çünkü yaşını sonradan fark ediyorsunuz) ve mesele, Norveç’te geçen bir romandan bekleyebileceğiniz üzere, yalnızlık. Birkaç yan unsur daha: Kahramanımız Mathea insanlardan korkuyor, iletişim kurmaya çekiniyor, üzerinde saatlerce düşünmeden, kocasından başkasına bir cümle olsun laf etmiyor. Kimse de onu görmüyor zaten. Mathea Martinsen’in yaşamı, düşünceleri, sızlanmaları, eleştirileri, korkuları, on yıllardır dip dibe yaşadığı kapı komşusunun dahi umurunda değil. Kulağa çok bildik geliyor, değil mi? Üstelik bunlar, üzerine bir roman kurmak için pek elverişli konular da sayılmaz. Yine de genç yazar zor yola sapmış; Mathea’nın yalnızlığını her adımda yeni sürprizlerle boyutlandırarak anlatmış. Kahramanımızın sıradan görünen hikâyesi, sudaki…

Horvath, çocukların bile masumiyetlerini kaybettikleri bir çağı anlatıyor Tanrısız Gençlik'te.

Puşkin Tepeleri

Bizim dindar ve fakir Papadiamantis’imiz

Sonia Mpaimpourntidou*   Kavafis’e göre Papadiamantis Yunan harflerinin azizidir ve…